Pano

Pano » Melankoli Özel Fan Club » Umay Umay

• Sözün cezası vardır; öyle bir tokattır ki o... •


1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Toplam 2 mesaj]
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #1
YazarMesaj
Sch`
 vive l'AmourAdmin
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 24.02.2007
Üye No: 115
Yaş: 20 Akrep
Mesaj: 3085
Konu: 890
Şehir: Zong. / Ist.


 
Tarih: Per Nis 17, 2008 6:35 pm | Açıklama: Not  Söyleşi
Alıntıyla Cevap Gönder

    ´´Sözün cezası vardır; öyle bir tokattır ki o...´´


    Gece İstanbul'a bir başka iniyor.
    İstanbul bir başka oluyor gecede.
    Renkli ışıkların, sokak lambalarının dağıttığı sis; bazı evlerin odalarını, sevişmesi yeni bitmiş yorgun vücutların uzandığı dağınık yatakları ve çevrilen sayfalarla bir başka iklime uğurlanan kalpleri esir ediyor. Gece uzuyor. Hayat anlamını çözmekte zorlandığımız o çözümsüzlükle birlikte kendi cumhuriyetlerimizi, kendi iç işgal ordularımızı kurduğumuz yapayalnız bir dünyanın suyu ve oksijeni olmaktan öteye gitmiyor.
    Hayat; düşerken bir yerlere tutunduğumuz bir yol arkadaşı değil sanki?
    Oysa Umay, hayat kadar gerçek, düşler kadar sahici...


    Medyada fıldır fıldır gezmeden, duruşu ve tavrıyla dikkat çekici, ağzına geleni değil yüreğinden geleni sansürsüz ve filtresiz 'harbi' söyleyen Umay Umay dusle.com söyleşisi için de tarzında istikrarlı olduğunu gösterdi. 22 Mayıs onun doğum günü. Yeni yaşına bir kaç gün kala gecenin ilk
    saatlerinde kurulduk koltuklara başladık sohbetin en koyusuna.

    O konuştu, ben sayfalarca not tuttum, yaklaşık iki saatlik sohbetimiz süresince içimde onlarca gel gitler, kaçamaklar yaşadığımı da kabul etmeliyim. Tuhaf ama onun yanındayken hayat çok kolay sanki. Yanına giderken büyük bir dağın eteklerinde zorlu bir yolculukla tırmanış yapıyorsun, zirveye vardığında seni öyle güzel karşılıyor ve ağırlıyor ki bütün yorgunluğunu unutturuyor bu.

    Ey okuyucu;
    Umay Umay'ı takdimimdir!


    http://i25.tinypic.com/1191csz.jpg




    Vedat: Hayatla ilgili keskin, kalın çizgilerin var mı? Sınırlarım bunlar dediğin şeyler...
    Umay: Elbette hayatla ilgili sınırlarım var, ben özgür değilim ki... Özgürlük benim için çok komik bir yalan. Hatta zavallı, hatta korkak bir yalan. Varolanı korumak istiyorum. Hem kendim hem de bir çok insan için varlığımın değerli olduğunu biliyorum. Hayata karşı geliştirdiğim, üzerinde uzun uzun düşünüp güçlendirdiğim kalkanlarım var. Özgürlük zaten artık hazır kızların, pardon özgür kızların şapkalarında.

    Vedat: Okuduğum bir röportajında “Beni evrensel acılar üzüyor, beni her şey üzebilir” demişsin. Hayat bir mutsuzluk hali mi sence? Hep başka iklimlerin beklendiği özlendiği bir keşmekeş mi?
    Umay: Hayatla ilgili hiçbir şey diyemiyorum. Hayat geldi bacaklarımın arasına girdi ve boşalıp gitti. Biraz zevk aldım, biraz acı duydum. Bir tür tecavüzdü bu. Ama güzel olan bir şey becerebildim; ondan çocuk yapmadım! Yazarak, şarkı söyleyerek onun spermlerinden korundum. Korunamadığım anlarda ise kürtaj oldum. Artık ne o benle ilgileniyor, ne de ben onunla. Aramızda savaş bile yok.

    Vedat: Annenin lohusalığında sana dair kurduğu düşler bugün karşımızdaki Umay 'ın karşılığı mıdır? Sende annesin, bunu yorumlar mısın!
    Umay: Ben annemin devamıyım, bunu o bilmese de. Onu tamamladığımı sanıyorum. Kendimi yıkıyorum ve kaldırıyorum. Onun hikayesini sürdürüyorum.

    Vedat: Senin için depresif takılan hatun da deniyor, bulanık bilinç, keskin acı, nefis yazar da... Kitaplarını okuyarak prozzac kullanmadan depresyon tedavisi olduğunu söyleyenlere bile rastladım. Herkes sordu ben de sorayım. Sen kimsin Umay?
    Umay: Bir kraliçe... (: Kendi kabilemin kraliçesiyim ben. İnsanları sevmediğimi anladığımda kraliçe olmaya karar verdim, daha kötü şeyler söyleyenler de var, sen iyilerini almışsın, umrumda değil ama onlar. Kendime buzdan bir saray yaptım, orada yaşıyorum. Odalarımın içinde çok büyük bir sessizlik var. Yani büyük bir gürültü. Kristal zamanındayım, porselen yaşındayım.

    Vedat: İki kelimede Umay'ı anlat desem...
    Umay: Uzak ve sıcak...

    Vedat: “Umay Umay için kendi fanusunda yaşıyor” diyebilir miyiz?Arada bir yaptığı firarların, eylem planlarının dışında pek ortalarda görünmek niyetinde değil.
    Umay: Bu bir tercih. Ne yapmam gerekiyor, Seda Sayan'ın programında göbek mi atayım Vedat? (gülüşmeler) Büyük radyolar büyük paralar karşılığında çalıyorlar şarkıları. Yerel radyolarda çok dinlendiğimi biliyorum ama. Beni o sığ ve pespaye dünyada görmek en azından benim hoşuma gitmiyor.

    Vedat: Bizde içinden geldiği gibi yaşadığın hissini uyandırıyorsun, peki senin gerçek dünya ile ilgili kişisel kaygıların yok mu?
    Umay: Kişisel kaygılarımı kalkanlarım ve çizdiğim sınırlarla yeniyorum zaten. Ayrıca ben “senin dostunum” diyene kıçımla gülüyorum, kendimize bile dost değilken bu traji berbat hisler neyin nesi. Hangi malzemeyle sarılacağız? Düşünsene hediye alırken bile işe yarayanını seçiyoruz artık, “setüstü fırını yok fırın alalım” falan diyoruz. Her şey al ver ilişkisi. Verilen sakat, alınan bozuk. Çok sıkılıyorum...

    Vedat: ...Ve dostluğa inanmıyorsun ?
    Umay: Dostluklara değil, aşklara inanırım ben. Bazen bir sürü sevgilim var, bazen hiçbiri yok. Bana aşık olmaları acaip iyi geliyor. Aşık olmazsam deliririm. Aşksız yapamam ben.



    http://i28.tinypic.com/a1irsn.jpg


    "Şimdi herşey hazır. Bir tek eksiğim var kırmızı.
    Bir türlü tamamlanamayan tamamlandıkça eksik kalan kırmızı..."




    Vedat: “Orospu Kırmızı” kitabından bu sözler... Kırmızı neyi isimlendiriyor sahi senin için? Sadece bir renk deyip geçemediğin belli...
    Umay: Beni hayatta inciten çok şeyde kırmızı vardı. Sürekli aşşağılanan pavyon kadınlarında, intihar eden arkadaşımın kazağında, ölen bir devrimcinin karısının makyaj çantasından çıkan rujda... Kırmızı hep vardı. Kırmızı kızgın ve öfkelidir. Öyle herkesin üstüne, ağzına, hayatına yakışmaz. En hüzünlüdür de aynı zamanda. Rahatsız eder, tahrik eder, göz alır, şımarır, aldatır... Canı isterse ısırır bile!

    Vedat: Yeni kitap projelerinin olduğunu biliyorum. Bahseder misin bize?
    Umay: Haziran sonu çıkıyor kitaplarım. “Artık Öpüşebiliriz”, “Rüya Duvarları”, “Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli” adlı üç yeni kitabım ve diğer iki kitabımın yeni baskıları...



    "Ölünceye dek seni seveceğimi sanmıştım baba.
    Ama aşık oldum..."




    Vedat: Bir kadının yazabileceği, söyleyebileceği en gerçekçi, en hazin, en cüretkar, en içten sözler bunlar. Gerçekten böyle mi oldu ya da oluyor?
    Umay: Babamdan başka bir erkeği 'babam kadar' sevemedim ben. Hayatıma giren bütün erkekleri hep babam sandım. Orada yazılanla anlam arasında uzun kilometreler var.

    Vedat: Nasıl yazıyorsun ?
    Umay: Nereye gitsem sürekli laptopum olur yanımda, arabamda defterler, notlar... Yazarken kendimi en rahat hissettiğim yer banyo ve mutfak fayanslarıdır. Orada yazıyorum. Masa kullanmıyorum, mühendis değilim ki ben. Masada çalışamam zaten, ancak sevişebilirim üstünde... (:

    Vedat: Seni terbiyesiz buluyor bazı çevreler...
    Umay: Şunu üstüne basa basa söylüyorum ki; canımın istediği kadar terbiyesizim. Evet kendim olabilecek kadar terbiyesizim. Benim pespaye ilişkilerle işim yok, vajinanın bile kalbi olduğuna inanıyorum. Gücünü güçsüzlüğünden alan bir kadın nasıl uslu ve terbiyeli olur. Her yalanla düzüştüm, borcumu ödedim tanrıya; tamam mı? Susup oturacak mıyız? Ben susamam. Sözün cezası vardır, öyle bir tokattır ki söz... Unutulmaz dersler verir adama. Ben hala dersimi çalışıyorum, terbiye borcum yok kimseye, onlar ödesin borçlarını.

    Vedat: Son zamanlarda herkes yazmaya dahası kitap basmaya başladı. Köşe yazarları arasında da kadın-erkek ilişkileriyle ilgili yazılar revaçta. Ne oluyor ?
    Umay: Bu da bir moda, gelir geçerler burdan da. Yine gerçek sahiplerine kalır bu sözcükler...

    Vedat: Varacağımız nokta nedir sence? Nereye gidiyoruz ?
    Umay: Dünyanın şiire değil, şaire ihtiyacı var. Bir cafede içtiğim kahvenin ardından bıraktığım kırmızı ruj lekesi bir çok şiirden daha güzel. Bu dünyaya söz vermemeye gelmedim, yalan söylememeye gelmedim. Birine “sevdim” diyerek hayat veriyorsun, gerçek çok sevimsiz çünkü. Çok ihtiyacımız var yalana. Ama o yalan başka yalan...

    Vedat: ''Açık kalp ameliyatlarına'' alışkın bir yazarsın, okuyucu kitlen içinden çıkıp, sana ulaşan kırık kalpliler, uyumsuzlar, hayat yeteneksizleri, düş cambazları vardır mutlaka. Bunca yılda nelerle karşılaştın ?
    Umay: Okuyucu ile aramda çok sıkı bir bağ var. Hayranlarımla aram çok iyi, hiç sevmezdim, söyleyemezdim bu lafı ama artık söylüyorum. Bana dokunmadan sevmesini öğrenenlerle görüşüyorum. Ama şu bilinsin ki; umutsuz insanlardan ve umutsuzluktan nefret ederim. Ben acıyı severim ama acıklı olmam. Acı mağrurdur, acıklı ise berbat bir durum. Sokakta yürürken duvarlara küfür eder gibi yürüyorum ben. Bar kızı olmadım mesala hiç, disko çocuğuyum ben. “go away” diye küfür ederdik o zamanlar. Acıyı arayanlar michael jackson'a baksın, nasıl bir dram ve hüzün var onun hayatında, saklanarak yaşıyor adam. Kemancı'dan çıkıp, arabada Kayahan dinleyenlere tahammül edemiyorum artık, dürüst ve açık insanlar ilgilendiriyor beni.



    http://i26.tinypic.com/244d5b6.jpg




    Vedat: Yeni kasetin “Ağzı bozuk aşk mektupları” yaklaşık 6 yıllık aradan sonra çıktı. Bundan sonra da yine böyle mi olacak? Umay'ın canı isteyecek, albüm çıkacak?
    Umay: Bu albüm, bir mektup aslında...

    Vedat: Kime ?
    Umay: Kime olduğunu bilmiyorum. İki programa çıktım sadece tanıtım için o kadar. Ama “Açık Radyo” yılın pop albümü seçmiş mesala o albümü. Şimdi sıkı bir albüm hazırlıyorum yeniden.

    Vedat: Sitemizi inceleme fırsatı buldun, nasıl bakıyorsun düşLE’ye ?
    Umay: Bir kere adını çok beğendim. Beni vuran adı oldu. Değişik anlamlar çıkarabilirsin kendine. Çok ilginç bulmadım içeriği, ama güzel.

    Vedat: Umay cevaplarındaki rahatlığın, açıklığın ve ayırdığın zaman için sana teşekkür ederim.
    Umay: Sağol. Ben teşekkür ederim. Kendine canın nasıl istiyorsa öyle bak tamam mı! Senin de iyi olmak gibi bir borcun yoksa Vedat.




    Gece yatağa girip, yastığıma gömüldüğümde dilimde bir cümle, kulağımda bir ses. Yeni Umay Umay şarkılarından birinin sözleri bu...


    "mühür kızgın ateşten, kalbimi aşikar etme...”


    Kalp çoktan aşikar o kızgın ateşe, senle... Umay...


    Vedat Ezer

_________________
“...monsieur mon passé, voulez-vous passer...”
Başa dön Gizli
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #2
YazarMesaj
..GöLgE..
 CerrahpaşalıWebMaster
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 30.09.2006
Üye No: 1
Mesaj: 4150
Konu: 488
Şehir: San Pedro


 
Tarih: Per Nis 17, 2008 6:47 pm | Açıklama:  
Alıntıyla Cevap Gönder

    Vedat: İki kelimede Umay'ı anlat desem...
    Umay: Uzak ve sıcak...

_________________
" Bir bal çanağı olmak isterdim
Çocuklar parmaklarını banardı gözlerime
Kör olurdum ufak elleriyle
'Bugün' diye başlayan bir masal söylerdim
Gülüşürlerdi, gülerdim..
"
Başa dön Gizli
İletileri göster:   
1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Toplam 2 mesaj]


Benzer Başlıklar
Konu Yazar Forum Cevap Son İleti
Yeni ileti yok Bir Tılsım'ı da Vardır Hayatın gece_misali Felsefe - Psikoloji 0 Sal Eyl 04, 2007 4:51 pm
gece_misali Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok Anket Nelere Karşı Alerjiniz Vardır? Sch` Anketör 7 Per May 03, 2007 7:33 pm
yanılsama Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok Her insanın içinde iki büyük güç vard... KâYS Felsefe - Psikoloji 2 Cum Ekm 26, 2007 9:55 pm
Dilek Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok Kanuninin cezası
...ne guzeL (=
wingSofhope Destanlar / Hikayeler 0 Cmt Arl 13, 2008 9:51 pm
wingSofhope Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok Trafik Cezası alper1071 Fıkralar 1 Sal Arl 19, 2006 12:39 pm
niyo Son gönderilen iletiler

Pano » Melankoli Özel Fan Club » Umay Umay

Aranacak kelime:
Forum Seçin:   
Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar
Konuyu görüntüleyen kullanıcılar: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 0 Misafir
Yok 
Bölüm Yetkilileri: Sch`, Pano Yöneticileri
Yetki Düzeni: WebMaster, Genel Adminler, Pano Yöneticileri, Editörler, Bölüm Sorumluları, Bölüm Yöneticileri, Yazar Tk.

Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız





Pano · Basit Görünüm · RSS · Yardım · Kurallar · Çerezleri Sil · İletişim
Sist.: phpBB Group • TR Çeviri: phpBBTürkiye • Tema: Mavera
Melankoliyiz © 2006-2008
[Yükleme: 0.33718 sn][Sorgu: 23][GZIP: Açık][Debug: Açık]